Fareli Köyün Kavalcısı

Yaş ilerledikçe karışıyor bazen kafa.

Özellikle de pek tanımadığın biriyle ciddi ciddi bir şey konuşurken alakasız bir konu geliyor aklıma. Yıllar öncesine dönüyor yediğimin hafızası.

Geçenlerde bir seminere katıldık orada da tanışma, muhabbet şu bu derken benim kafa gitti yine. Gözlerimin önünde canlanan anı ise yüzyıl önce Venezuela’da diş ağrısı ile ne yapacağımı şaşırdığım günle alakalı.

Yüzümde eblek bir gülümsemeyle geri döndüm şimdiki zamana. Kadın anlatıyor bir şeyler, ne olduğunu da kaçırmışım. Sustu o sırada. Yine iç ses karmaşası girdi araya; “Soru mu sormuştu ki? Ah gerzek Mizyal iki işi bi arada yapsana! Hayallere dalarken bir yandan da kadını dinlesene kızım mal mısın ya! Ne diyim şimdi ben? Salla bişi bak ayıp olacak” diye kıvranıp durdum.

Bekliyor kadın ve cevap vermem lazım.

Ehüehi, evet çok güzel bir yer değil mi? Biz tabii yeni taşındık Bolu’ya diye saçmalıyorum, biraz gürültülü değil mi, çay alalım mı?

(Ben gerizekalıyım da az evvel siz konuşurken dişçideydim. Bence benle konuşmayın çünkü dişçiden sonra içmeye de gitmiştik hala etkisindeyim diyemedim.)

Bu hatıralara dalma olayının işime geleceğini hiç düşünmemiştim oysa. Hiç aklıma gelmezdi nolluuuur aklıma bi şey gelse de şu andan bi kurtulsam diyeceğim. Hayat bu ya oldu işte.

Aşağıdaki bölüm bazı  rahatsız edici unsurlar içeriyor. Sevimli bir foto koyayım da ortam yumuşasın :D

Read More

Miiikemmel Anne!

Screenshot_2015-11-06-21-47-22-1

Deniz doğunca aman efendim tüm çocuk gelişimi kitaplarını okuyup bir anda dünyanın en mııhteşem annesi olmalıyım düşünceleri ile yanıp tutuşuyordum.

Okuduğum kitaplardan bir kuple size,

Dahi çocuk yetiştirmek! Bak bak kitabın ismine bak. Anası babası dahi ya o da dahi olacak. Ya bir git gözünü seveyim.

Çocuğa söz geçirme sanatı! Bak bak sanata bak. 21.ayda her ağladığında bize söz geçiren bir çocuk yetiştirdim itinayla.

Read More

Simli Hanım Rüyası

Yemyeşil bahçeye bakan beyaz İngiliz tarzı bir mutfakta buldum kendimi. Bir bardak su koymuşlar önüme. Bardağa uzanıp bir yudum aldıktan sonra etrafıma bakmaya  başladım. Ne kadar da güzelmiş bu mavi kareli perde dedim içimden. Sanki konuşmaya mecalim yokmuş gibi sadece içimden konuşmak istedim.
İçeri giren bir kadın bana “Ne kadar güzel kendin içmişsin suyunu, bravo Simli Teyze seni hep böyle görmek istiyorum” dedi. Ne diyeceğimi bilemeden bakıyordum kadına. Bu kadın da kim? Ben neredeyim? Bana niye Simli diyor bu kadın yahu? Ayrıca bu ne samimi bir konuşma böyle? Ne varmış suyumu kendim içtiysem, kim içirecekti ki?
Sessizce durup bulunduğum yeri keşfetmeye çalıştım. Kadın benimle konuşuyor ama benden bir cevap beklemiyordu. Biri daha girdi yine beni görmezden gelerek. Sessizliğimin normal olduğunu düşünüyorlardı besbelli. İlginç bir şekilde, biri giriyor başka biri çıkıyordu mutfaktan. Nerede olduğumu bir anlasam her şey daha kolay olacaktı.

Read More

Yedigöller’e Gidememek

Sevgili arkadaşım, bu yazı sadece kusmuk ve iğrenç olaylar içeriyor. Kaldıramayacaksan okuma, ondan sonra vay ben bilmiyordum, vay midem kalktı, vay kokusu buraya geldi falan deme.

20151123_141344-kk

Görüntünün güzelliği ile biraz içiniz açılsın önce.

Read More

Hayaller ve Gerçekler

IMG-20151120-WA0020

Deniz 3 aylıkken işe döndüğümde biraz karmaşıktı duygularım. Ama bir yandan işe gitmek güzeldi, hani işimi de çok seviyordum bakma. Zaman geçip velet büyümeye başlayınca olaylar garip bir zincir halinde aleyhime dönmeye başladı.

Read More

Annemin Gelişimi Hakkında

Screenshot_2015-11-06-21-47-22-1

Sevgili Anneciğim!

Aylardır gösterdiğin gelişim için sana teşekkürü borç bilerek bu mektubu yazmaya karar verdim. Kırıcı olmamaya dikkat ettim haberin olsun.

Doğduğum günden beridir, vay bu çocuk erken doğdu, vay emmedi, vay oydu vay buydu bir tantana, bir vesvese, bir kendini bilmezlik ve bir çığırtkanlık peşindeydin.

Read More

Moskova’da bir böcük

Ben Deniz’le uçağa binmeye tırsan ve 13.yüzyıl kafasıyla 21.yüzyıla adapte olmaya çalışan bir anneyim. Hurafelere inanırım, üzerlik otu yakarım, nazar değer, klima kötüdür, hatmi çiçeği öksürüğe iyidir, zencefil ve zerdeçalsız iyileşilmez ve tüm bunlarla beraber sırtına tülbent koyulmayan çocuk kesin öksürürcüyüm. Aksini söyleyecek doktorları sevmem, dinler gibi görünür, arkasından konuşurum.

Bu kafayla 11 aylık çocuğunu alıp gezmek senin neyine be kadın diyebilirsin. Sırt çantasında alt bezinden çok ter bezi koyduğumu anladığımda aynı şeyi ben de kendime söyledim, haklısın kardeşim. Oğlan bok içinde bezsiz kaldığında ter bezini mi koyacan çocuğun kıçına Mizyal diye kendi kendime söylendiğimde bir şeylerin yanlış olduğunu idrak ettim.  Neyse geleyim esas konuya. Ben babalar günü hediyesi olarak Moskova biletlerini kocama romantik romantik uzatırken aklımızda sadece göbek bağını Nazım’a götürmek vardı. Benim Doktor Jekyll- Mr. Hyde filmini ikinci kez çekeceğim fikri yoktu.

deniz uçak

Read More