Meis Adası (Megisti,Kastellorizo)

Kaş bir tutkudur, virajlı yolun bitiminde tüm heybetiyle bir anda karşınıza çıkar. Arabada bir sessizlik olur, nefes almayı unutursunuz. İşte o an akıl dediğimiz şey durur ve o aklı hep kalmak üzere Kaş’ta bırakırız. Dünyayı gezebilirsin ama Kaş’ı görmeden ölemezsin!

  kas

Böyle heyecanlı bir girizgahtan sonra konumuza geliyorum. Çocukluğumdan beri her yıl gidiyorum Kaş’a ve her defasında Meis adasına bakıp bir off çekiyorum. Son iki yıldır da Meis’e doğru hüzün dolu bakışlar atarken, rakımı yudumluyorum. (Eskiden rakı içemezdim, ne hikmetse)

575833_387005374751052_1712726224_n

Nasıl olur diyorum. Meis’in ışıklarını ben buradan görebilirken bu ada nasıl olur da Yunan adası olabilir! İçimde milliyetçilik duyguları, kulağımda çınlayan İsmet İnönü’nün söylediği rivayet edilen cümle: Ben Meis’in bu kadar yakın olduğunu bilseydim vermezdim. Doğru olması muhtemel değil ama kulaktan kulağa dolaşır durur Kaş taraflarında.

Vize mevzusunda güzel gelişmeler var bu yıl.  Meis vize zulmünden sıyrılırsa Meis adası  bir anda turizm patlaması yaşayacaktır. Ben nedense az turistten yanayım ya, neyse. Gazetelerde kararın yürürlüğe girdiği duyurulduysa da henüz uygulamaya geçemedi maalesef. Yunanlı ve Kaşlı turizmcilerin hevesini kursağında bırakmadan en kısa sürede yürürlüğe girer diye umut ediyoruz.

1 Mayıs’ta çıkan kararla artık  35 Euro’ya 15 günlük vize verilecek haberleri çıktı ama Meis Express ile görüşmelerimde hala kararın uygulamaya geçirilmediği ve vizenin gerekli olduğunu söylediler. Vizesiz girişlerin ne zaman başlayacağına dair tam bir tarih veremediler. Uygulama başlar başlamaz 15 gün içerisinde 2 kez gidip gelebilme şansınız olacak. Şimdilik kapıdan vize alma durumu sadece gazetelerde hükümetin büyük başarısı olarak kaldı.  Diğer adalara gidişlerde 60 euroluk ödeme yapılması gerektiğini öğrendim ancak bu Meis’te 35 euro ile sınırlandırılmış. Umarım siz bu yazıyı okurken uygulama başlamış olur.

 Şimdi yolunuz açık olsun gençler ve genç kalanlar. Hemen Meis Express’i arayın, vize durumunu öğrenin ona göre biletinizi ayırın!! Yunanlıların deyimi ile Avrupa’nın en doğu ucuna doğru ya da bizim deyimimizle burnumuzun dibine bir yolculuğa başlayabiliriz!

kas2

Nasıl Gidilir?

Kaş’ta birkaç turizm acentası seçeneği ile Meis Adasına gidebilirsiniz. Meis Express’te bunlardan biri. (http://www.meisexpress.com/en/contact-us.html) Biz hiçbir problem yaşamadan bütün işlemlerimizi hallettik. Bir gece öncesinden pasaportlarınızı acentaya teslim etmeniz gerekiyor.

25 Euro’ya Meis Express Feribotu ile sabah 10 da hareket edip, 16:00’da da geri dönebilirsiniz. Ancak, yarım saat veya bir saat öncesinde pasaport kontrolde olmanız gerekiyor. İşlemler biraz ağır aksak ilerlediği için geç kalma olanağınız olabilir. Bunun dışında da Meis’e girerken pasaportunuzu geri vermiyorlar. Telaş yok, eğer ada’dan kaçıp Yunanistan’a gitmeyecekseniz bir problem teşkil etmiyor. Ada da kalacaksanız ise pasaportunuzu geri alabilirsiniz.

Ada’da askeri bir havaalanı var, Rodos’a kalkan uçaklar mevcut. Adanın isim mevzusu biraz karışık aynı benim isim karmaşam gibi. Türkler Meis diyor, Yunanlı Megisti diyor ama Avrupa Kastellorizo olarak biliyor ve böyle kabul edilmiş. Kastellorizo ismi ise İtalyanların bir armağanı. Anlayacağınız ada tarihi biraz karmaşık.

Meis’in yıllarca Yunanca’da ‘göz’ demek olduğunu iddia edenlere duyurulur. Megisti, Yunancada büyük anlamına geliyormuş, etrafında bulunan ufak  adaların ( kayalık)  en büyüğü olduğu için. Kastellorizo ise kırmızı ya da kızıl kaya anlamlarına geliyor. Adaya gelirken Yunan bayrağı çekilmiş bir kale var, işte o kalenin bulunduğu kayalığın kızıllığı vermiş bu ismi.

Sonuç olarak Meis’in gözle bir alakası yokmuş arkadaşlar.

IMG_3073Meis’te yaşayan 300-400  kişi var.  Ada’da tatlı su bulunmuyor ve kayalık bir yapıya sahip olduğundan sebze ve meyvelerini Kaş’tan almak durumundalar. Osmanlılardan kalma, Ahmet Paşa’nın 1853 yılında yaptırdığı 3 adet su sarnıcı var, halk bunlara passas diyor. Ancak bugün bu sarnıçlar  kullanılmıyor. Taşıma suyla değirmen dönmez derler ama bunlar döndürüyor. Yapacak bir şey yok, Ada’da nüfus azalırsa otomatik olarak Türklere geçeceğinden devlet yardımı alıyorlar. Vergi indirimleri ve Rodos yolculukları için komik bir bilet ücreti ödüyorlar 1 Euro gibi. Bunun dışında da genelde tek geçim kaynakları Türk Turistler oluyor.

IMG_3074

 Yunan adalarının en küçüklerinden olan Meis’in sadece Türkiye’ye bakan kısmında yerleşim bulunuyor. Ada’ya gitmeden önce Medditeraneo adlı 1991 yapımı filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Bu tip filmler, gittiğiniz yerlere başka bir anlam katıyor aslında. Film birinci dünya savaşında bu küçücük adaya çıkarma yapan İtalyan askerlerini anlatıyor. Ödüllü film sizi farklı bir dinyaya sürükleyecek. Filmin yapımcısının Berlusconi olduğunu öğrenince daha da şaşırdım. İzlemeden gitmeyin.

MV5BNTU0MzcwMjI0M15BMl5BanBnXkFtZTcwODAxNTUyMQ@@._V1_SY317_CR5,0,214,317_

Feribottan iner inmez, uzun bir kuyruk ile pasaportlarınızı teslim edip, adaya gireceksiniz. Eğer adada konaklayacaksanız pasaportunuzu geri alabilirsiniz. Küçücük adada saat 4’e kadar ne yapacağım diye düşünmeyin, özellikle yaz aylarında zaman inanılmaz hızlı geçecektir. Konaklamayı düşünebilirsiniz. Adanın tadı en az iki günde çıkar. Eğer kalmayacaksanız limanda hızlı bir yürüyüş ile gözünüze yemek yiyeceğiniz bir lokantayı kestirin. Emin olun hepsinde yiyeceklerin kalitesi ve fiyatları hemen hemen aynı olacaktır, o yüzden yapacağınız sadece manzara beğenmek olsun. Bir çok cafe ve lokantanın yanından geçerken, herkesin hoşgeldiniz, buyrun gibi Türkçe kelimelerle sizi karşıladığını görerek hayrete düşeceksiniz. Kararınızı verin ve kendinizi ara sokaklara atın. Bakalım ada sizi nereye savuracak.

IMG_3016

Bu tip kaybolmalara bayılırım, bu tesadüfler zinciri içerisinde bir okul gezisine denk geldik. Ben bu adada sadece yaşlılar var sanıyordum ancak 35 öğrencinin bir yürüyüşe çıktığını gördüm. Başlarında öğretmenleri, daha sonra okula girdiler. Ben de şaşırdım acaba gezi mi vardı bilemedim. Okulun hemen önünde bir heykel vardı, yaşlı bir kadın heykeli, onu aklıma yazarak devam ettim. Kim olduğunu girdiğimiz Arkeoloji Müzesinde öğrenecektik.

Ada’nın tarihine baktığımızda inanılmaz bir şekilde gerilere gidiyoruz. Önce Roma ve daha sonra Bizans İmparatorluğu himayesine geçen ada, 1306 yılında Haçlı Seferlerinde Saint Jean Şövalyeleri (savaşçı rahip tarikatı) tarafından ele geçiriliyor. Bu şövalyeler şuan ada da bulunan Saint Jean Şovalyeleri ya da Kastellorizo  kalesi olarak anılan yeri yapıyorlar(14.yy)

history

Venedikliler ise bir süre burada Rodosa saldırmak için kullanıyorlar Meis’i. Bu işgaller ve saldırılar, 1400’de Memlükler ve akabinde Osmanlıların eline geçerek devam ediyor. Birinci dünya savaşı sırasında Fransızların sonra İtalyanların yönetiminde bulunan ada en son Yunanistan’la birleşmiştir.  Adanın yüzyıllar boyunca devam eden bu el değişikliği tarihin göreceği tüm dünya savaşlarında savaş gemilerinin ve uçaklarının sığınma alanı olmasına yol açacaktır. Bu yaşanılanların sonucu olarak büyük bir popülasyon Avustralya’ya göç eder. Bugün ikinci ve hatta üçüncü kuşaklar yazları Meis’e geri gelirler. Yaz aylarında ada nüfusu 1000’i aşabiliyor.

2012-10-25 10.42.00

Görülmesi gerekenler

 Vigla dağının tepesinde tarihi bir manastır bulunuyor. Yıllardır devam eden restorasyon yüzünden içine girilmiyor. Yukarıda bulunan fotoğrafın sağına bakarsanız, beyaz çizgi gibi görünen patika yol, manastıra çıkan merdivenlerdir. Buraya çıkmak için 400 basamaklı merdivenleri çıkmanız gerekecek. Ben yapamadım ancak inanılmaz bir manzara olduğuna şüphe yok. Fotoğraf çekmek için biraz işkence çekilebilir. Haydi gençler tırmanış başlasııın!:) Manastır kapalı, dışarıdan bakabilirsiniz. Bu yüzden amacınız manastırı görmek değil, manastırın neyi gördüğü olsun:) Makinalar çıksın. Hazııır, çeeeeeek!!

İkinci dünya savaşı öncesinde adada 14000’lik bir nüfus ve 4000 ev bulunuyormuş. Bu dönemin fotoğraflarını ise Kastellorizo Arkeoloji Müzesinde görebilirsiniz.

Feribottan indikten sonra yürümeye başlayın ve hemen birine sorun çünkü hemen ilerde merdivenlerden yukarı doğru çıktığınızda karşınıza gelecek. Buraya uğramanızı tavsiye ederim. Tek bir problem var, o da fotoğrafların altında ya Yunanca ya da Fransızca tercümelerin bulunması. Elinize İngilizce bir açıklama verecekler ama içeride de İngilizce anlatıma ihtiyaç var. Müzede adaya ait eski fotoğraflara ve Bizans dönemlerini gösteren çizimler ile karşılaşma olanağı buluyorsunuz. Tabii ki arkeolojik bazı kalıntıların da sergilendiği bu müze nin sur gibi olan bölümlerinden ise Kaş manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Ada insanının folklorik kıyafetlerini ve gelinliklerini bile sergilemişler.

museum

1.katta amforalar bulunuyor..

 

museum

Akeoloji müzesinden bir görüntü:)

 

Okulun önünde  heykelini gördüğümü söylediğim yaşlı kadının fotoğrafı vardı her yerde arkasında Yunan Bayrağı. Meraktan çatlamak üzereydim. İngilizce açıklama olmadığından ve görevilinin kısıtlı bir İngilizcesi olduğundan soramadık. Turkcell’in Kaş’ta olduğundan daha iyi çektiğini görünce, 3G’nın açılmasında bir problem olmadığını anladık:)  Öğrendim ki bu Lady Rho ya da Despina Achladioti’ymiş. Lady Rho, Meis’in iki küçük adasından biri olan Rho adasında yaşamış ve  1982’de ki ölümüne kadar 40 yıl boyunca her gün Yunan bayrağını sallar dururmuş. Böylelikle Yunanistan sınırını Türklere hatırlatmak istemiştir. İkinci dünya savaşında da Yunan ve İngiliz askerlerine de çokça yardımı dokunmuş. Adalılarca kahraman ilan edilmiş Adalılar onu unutmuyor.

lady rho

Garip duygular içerisindeyim. Empati kuralım. Müzenin aşağı katında bir çok amfora ve Bizans döneminden kalma heykeller görebilirsiniz. Müzeyi gezmeye önce birinci kattan başlıyorsunuz daha sonra aşağıya iniyor ve çıkışı gösteriyor çat pat İngilizce konuşan sevimli amca. Giriş 5 TL.

Buradan çıkın yine kaybola kaybola vurun kendinizi ara sokaklara. Bu mavi kapılı, beyaz evlerin arasında dönün durun. Karşınıza inanılmaz begonviller, terkedilmiş evlerin camlarından fışkıran ağaçlar ve değişik bitkiler çıkacak, fotoğraflarını çekin durun.

be

Etrafınızı bir anda bir çok kedi çevirebilir. Bu ada bir kedi cenneti. Bir tanesi karşıma gayet şaklaban bir şekilde çıktı. Biz sezon dışında gittiğimiz için sukunet hakimdi adada ama duyduğum hışırtıyla kafamı çevirmem bir oldu ve ne göreyim? Çöp torbasının içine girmiş bir kedicik artık debelenmekten vazgeçmiş nasıl yürüyeceğini bulmaya çalışıyordu.

Şimdi biraz tepelere çıkın dağın tepesindeki manastır kadar olmasa da az bir şey yürüyerek 14. yüzyıldan kalma kaleye ulaşın. Devam edin bir kiliseye denk geleceksiniz, Agios Georgios Kilisesi, Horafia mahallesinden yolumuza devam ederek limana gelebilirsiniz artık. Evlerin kapıları genelde açık, içeride yaşlı kadınların telefon konuşmalarını dinlemeye çalışmayın lütfen. Ben yakalandım, mimlenmiş olabiliriz. Uyarmadı demeyin:)

IMG_3024

Adada 2007 yılında müzeye dönüştürülmüş olan Osmanlı döneminde inşaa edilmiş bir camii bulunuyor. Öğlenleri saat 12:00’de bir sunum yapılıyor adanın Türklerden nasıl kurtulduğunu anlatan bir dvd koyuyorlar. Fazla zaman kaybetmeye gerek yok.

2

            Adada unutulmazlar arasına girebilecek bir plaj bulunmuyor. Kaş’ta limanağzı gibi yerler bulabilirsiniz. Biraz yürümeniz gerekecek ama taşlık her yer.  Her pansiyonun önünde bulunan merdivenlerden inerek denize girebilirsiniz. Kalacağınız yer önemli. Bir deniz ayakkabısı alın oldukça taşlı buralar.

IMG_3036

 Mavi Mağarayı ziyaret edebilirsiniz. Meis’e gelir gelmez hemen meydanda bulunan acentadan bir tur ayarlayabilirsiniz. Dikkat edin, eğer mağaraya yüzerek girmek istemiyorsanız, mutlaka zodiac bot ile gitmelisiniz yoksa giremezsiniz. Yüzerim diyorsanız sıkıntı yok. Yunanlılar bu mağarayı çok güzel bir şekilde pazarlıyorlar aslında.

Evet gerçekten görülmeye değer bir mağara olabilir ancak bir şeyi unutmayalım Kaş- Kalkan arasında bulunan Kaputaşın hemen yanında da bir  Mavi Mağara (isimleri aynı) vardır. Aynı deneyimi bizim oralarda da yaşayabilirsiniz. Hem Kaputaş’ın bembeyaz kumlarında Karayip havasını yaşar, kayalara doğru rengarenk balıkları görür hem de biraz ileride mağaranın içerisinden masmavi bir suya bakabilirsiniz.

Neyse Yunan adamıza dönelim tekrar. Meis’te ki Mavi Mağaraya Zodiac bot ile girerken yatmanız gerekiyor yoksa içeri giremezsiniz. Neyse 15-20 euro’ya bu geziyi yapabilirsiniz. Meis’te pazarlık payı olduğunu unutmayın. Burada yüzerken insana alışık olan carettalar size sürpriz yapabilir. Kaş’taki Osman adını verdikleri caretta fena ısırıyor ama buradakiler pek candan :)

blue cave

Meis Mavi Mağara

Nerede Yemek Yemeli?

 Şehre girdiğinizde birkaç lokantayı gözünüze kestirin demiştim ya, şimdi sıra yemekte.

Meis’te gözünüze çarpacak olan birkaç lokanta, Alexandra, Mikro Parisi, Athena Fish Tavern, Old Time, Olive Garden ve Lazarekis.

Hepsi için ayrı ayrı övgüler işittim. Anladım ki hepsi iyi. Sonuçta bu adada 300 kişi yaşamıyor mu? Benim düğünüme 800 kişi geldi diyerek bir hesap yapıyorum ve bu adamların bir küçük salona rahatça sığabileceğini hayal edip saçmalamaya başlıyorum. Bence bunların rekabet duygusu bile oluşmamıştır diyor ve içim rahat bir şekilde hangisinin manzarası daha iyi diyerek başlıyoruz gezmeye.

Biz Lazarekis’i tercih ettik. Çünkü oturduğumuz yerden hem adaya hem de Kaş’a hakimdik, deniz üzerinde iskelesi olduğundan daha etkileyici bir hava veriyor. Yemekler muhteşemdi deneyebilirsiniz. Bazıları buranın çok pahalı olduğunu söylüyor ama aşağıda okuyacağınız menüye 40 Euro verdik.

Yine her adada olduğu gibi, güneşte kurutulmuş ahtapot, kalamar ve karides, bir “Greek Salad” denilen Akdeniz salatası, Yunanlıların Mythos birasından veya bir 20’lik uzo yanında da o gün hangi balık tutulmuşsa o balığı yiyerek keyiflenelim istedik. İyi yemeğe düşkünlüğümü biliyorsunuz.

220px-Mythos_beer

İşin ilginç tarafı, her adada farklı bir şekliyle yediğim ahtapot burada patateslerle beraber getirildi. Güneşte kurutulmuş ahtapotun sertliği beni rahatsız ediyor genelde fakat Meis’te yediğim hakikaten hoştu. Ancak Sakız Adası yazısında belirttiğim gibi ben hayatımda yediğim en güzel ahtapotu Kaş’ta Mustafa Naz teknesinin sahibi ve kaptanı Engin Abi’nin ellerinden yedim. Meis’te ki arkadaşları da ondan tarifini almak için gelip duruyorlar, ama Engin abi nuh diyor peygamber demiyor. Aslaa vermiyor:) Ahtapot sevenlere duyurulur.

İkinci büyük olay ise tabii ki karideslerin farklı sunumunda. Burada karidesler küçücük ve cips gibi yenmesi gerekiyor.Symi adasında da böyle pişirirlermiş. Ben karidesin kabuğunu çıkarmaya kalktığım için lokantanın sahibi Yorgo hemen fişek gibi yanımda bitti:  Öyle değil at ağzınaa hepsiniiii!!:) O kalabalıkta beni nasıl gördü hayret verici bir adam!

aht

kari

Karnımızı da doyurduktan sonra biraz daha dolaşıp birkaç hediyelik eşya bakmaya koyulduk. Bu arada Yeni Çarşı’yı keşfettik. 1934 yılında İtalyanlar tarafından yapılmış olan bu yer aslında bir Pazar alanı olması gerekirken bomboştu. Ben bunu sezonun bitmiş olmasına yormuştum ama sonradan öğrendiğime göre pek kullanılmıyormuş. Arka tarafında bir cafe ve bir hediyelik eşya dükkanı var. Birkaç tane magnet alarak, buzdolabının üstüne yer açmaya çalışacağım diyerek kocamı bunalttım.

2012-10-25 13.54.57

 Bir Frappe zamanı gelmişti. Yunan adasına gelip Frappe’siz dönmek olur mu? Tabii ki olmaz! Sahilde Meltemi diye bir cafe var, oturduk. Bir yandan bir şeyler yazdık, bir yandan hayallere daldık. Yorgunluğumuzu atalım dedik. Mükemmel Türkçe konuşan esmer bir garson geldi. Genelde muhabbet edemem ama dayanamadım.

Türkçeniz mükemmel, nasıl öğrendiniz??

Ben Türküm zaten, Kaş’lıyım.

AAAA buraya niye geldiin…

Kaçtım, evlendim.

İnannnmıyorum!!!. .. Ehh nasıl aileee kızmadı mı???Geliyor musun Kaş’a..Bu arada iyi bayramlar:)

İlk zamanlar affetmediler ama şimdi görüşüyoruz. Bayramı da unutmuştum, ben de geleyim o zaman sizinle. El öpmek lazım. Unuttuk buralarda bayramı seyranı, iyi ki söylediniz.

Aşk hikayesinin ortasına düştüm yine. Al sana kitap konusu:)

Oteller gördük, acaba kalsak mı diyerek iç geçirdik. Bir kaçıyla konuştuk. Sezon sonu olduğundan 40 euro’ya kadar düşürmüşler fiyatları ama dedim ya pazarlığa açık. Bazı yerler 150 euro’ya kadar çıkıyor. Hemen kabul etmeyin. Gitmeden mail atın. Otel seçeneği çok ve Mandraki koyunda müstakil ev olasılığı da var. Önceden mail atıp konuşabilirsiniz.

Bindik feribota. Şimdi Türk bayrağı çekildi.  Betonlaşmaya yüz tutan, yazık edilen, 2-B arazileri ile talan edilmeye hazır bir Kaş var önümde. Arkada ise yeni yapılaşmada katı kurallar konulmuş Yunan adası, sempatik.

 Yine de tarifi mümkün olmayan garip bir hüzün…

431593_287001841418073_95750317_n

Bir Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: