Elif ve Kayak Öğretmenciliği

ılgaz

Benim yükseklik korkum olduğunu beni tanıyanlar bilirler. Küçükken bahçe duvarlarından yürüyen kuzenlerimi maalesef takip edemez, ağaçlara çıkıp bilimum meyveyi toplamaya çalışırlarken, onları aşağıdan izlerdim. Ne yazık ki ben yalnızca yere düşenleri toplardım. Elim ayağım birbirine girerdi.

 

Allah’a çok şükür, uçak korkusu yıllar sonra sadece Elif’le bir uçak yolculuğu sırasında bana geçmiş bulundu ama bunu da yendim. Yalnızca kalkış ve inişlerde tedirgin oluyorum en azından.

Elif kim diyeceksiniz. Yollarımız ortaokulda kesişti bu şahısla. Çocukluk arkadaşım Çiğdem, Belpa’ya çağırdı beni bir gün. Buz pateni yapacaklarmış arkadaşlarıyla, tamam dedim. Gittim. Elif diye bir kız var yanlarında. Bir cilve, bir kahkaha silsilesi, bir heyecan doruktacılık, bir eğlence. Daha tanımıyorum tabii dışarıdan öyle izliyorum. Hoşuma da gitti, gülüyorum öyle kendi kendime. Aldık patenleri, Elif başladı. Ben kolay yaparım yav, kayak yapıyoruz biz zaten ondan bir farkı yoktur merak etmeyin… Bir şey olmaaaz yaaa cesaretli olun. Diyerek herkesi gaza getirdi. Ancak, kendisini tanıyanlar bu gaza gelmemiş olacak ki hepsi kenarlara tutuna tutuna ilerlemeye başlamıştı. Ben bundan bir haber, aldığım gazla  kendimi ortalığa atıverince yaptığım hatayı o an anladım. Ama çok geçti… Etrafıma bir baktım ki yanımda sadece Elif var. Elif, kayakla buz pateninin biraz daha farklı olduğunu anlamış, bense bunun çok kolay olmadığını ve nasıl geri gideceğimi düşünürken, çaresizce bakıştık. Samimiyetimiz yok ama ortak bir can kurtarma operasyonuna mecburuz. Kader bizi o an birleştirmişti.

Şşşşşşş, Elimi tutsana, tut tut… heh yavaş yavaş gidelim heh.. aaeeeyyytthhhhttt aaaah duuuuuur napuıyooooon yavaaaaş….derken kenarlara tutunduk…ama bir anda kayan Elif..ayakları sağ tarafta ve kendisi sola doğru uzanarak bana tutunmak suretiyle var gücüyle beni yere yatırmaya çalışıyordu. Amacı kendini doğrultmak olsa da benim de yerçekimi ile yere yapışacağımdan bir haber tüm gücüyle benden kuvvet almaya çalışırken, başardı. Beni de yere yığmadan önce kafalarımız tokuştu ve buzla bütünleştik.

 

Arkadaşlığımız buz pateni pistinde başladı sonra aynı liseye gittik, oradan aynı üniversite. Çokça tatil yaptık, çokça şey yaşadık, ağladık güldük,sinir olduk, sarıldık, şimdi bi de aynı yerde çalışıyoruz o kadar diyim.

 

Neyse, bir gün babamın bir arkadaşı, Ilgaz’da bir otel açtı diye bir haber geldi. Babam, Ilgaz’a göndereyim mi seni dedi, baba dedim tek başıma napıcam, iyi dedi bir arkadaşını da al git, Elif’e sordum o zaten kayağa dünden razı. Atladık gittik. Ama bir problem vardı ben kayak yapmayı bilmiyordum. Bu bölümde Elif tüm öğretmen edasıyla atladı.

Ayyyy ben öğretirim sanaaa, sakııın kayak hocasına para mı verilir sen kafayı mı yedin.. Geeeel ben sana öğreticem hiiç merak etme.Korkulucak hiçbir şey yok. Bu arada, Elif’in kendine özel kayak takımları ve çook artistik kayak kıyafetlerini görünce tamam dedim talih bana da güldü, gelsin bedava kayak dersleri, hem eğleniriz de değil miii Eloocuum…

 

Ben henüz telesiyejin ne olduğunu bilmeden gittim Ilgaz’a… Daha, Eliffff ben Adanalı’yım diyemeden, ben kaç yaşında kar gördüm sen biliyor musun diyemeden. Kızım baby lift diye bir şey varmış bilmeyenler orada öğreniyormuşşşş diyeeemeedeeeen.  Benim yüksekliiik korkuuum var diyemeeeden aldı beni götürdü dağın teepesineeee çıkardıı…

Ben ne edim nerelere gideyiiiiiimmmm!!!!!Konuşma şöyle, kızım rahat ol, hiçbir şey yok, çocuklar kayıyo kızım burdan, napıcan, ben çok çıktım sana öğreticem. Her şey rahat olucak.İnanamayacaksın ne kadar keyifli bir şey olduğunu anlayınca, yıllardır neden öğrenmemişim diyeceksin yaaaahuuu..

 İyi peki dedim nebilim, öyle bir kendine güven var ki..inanmamak mümkün değil.

 

Kayakları sırtımıza aldık gittik telesiyejin oraya. Baktım herkes otomatik bir hareketle hoop oturuyo, alet yukarı çıkmaya başlıyor. Ay dedim, Elif bak kızım burası çok yüksek, ben nasıl çıkıcam bununla?

Yaaaa yüksek değilll, cesaretli ol biraz yanında ben varım deli misin, sana tehlikeli bir şey yaptırır mıyım ben?

-Tabii, doğru yaptırmazsın hee…

O günlerde Elif, dua ezberliyordu. Elinde de bir tomar kağıdın üzerine bir sürü dua yazmış, telesiyejde benimle konuşarak vakit kaybedeceğine, Ilgaz Anadolu’nun sen Yüce bir dağısına bakarak dualarını okuyup ezberleyecekti. Ben her zamanki tembelliğimle, amaan Elifff bunlarla mı uğraşıyosun, ama ezberlemesen ne olur ki, al eline oku ne olacak, uğraştığın şeye bak.. diyordum o da beni azarlıyordu haklı olarak.…Kuyrukta bekliyorduk, sıra bize geldi. Elif görevliden yardım istedi, Abiiiciim, arkadaş acemi, biraz yardımcı olur musunuz oturmasına lütfeen. Adam geldi beni oturttu, biz bir anda havalandık.

 

Telesiyejleri hatırlayın, genelde herkesin ayağı bir yere değer, ve önünde bir koruma olur değil mi? Hah işte o…ama bizim dışımızda herkeste vardı ondan. Bir terslik olduğunu anladım,

Elif, kızım bizim önümüzde bir şeyin olması lazım lan, biz niye böyle sallanıyoruz.?

Ya saçmalama, bunun tipi böyle, zaten tepeye geldik, önemli değil.

 

Kalbim dehşet hızlı atmaya başlamıştı. Kayaklar sallanıyordu. Bu kayakların bir şekilde bir yere tutunması gerekirdi, arkamı döndüm, düşecektim, düşersem kesin bir yerimi kırardım, arkamdakilerin koruması vardı..

-Eliiiif bir sıkıntııı var bizdeeeearkadakiler önünde demiiir vaar yaaaaaaaa  baksanaa …ııııhhıhhhıııı ağlıcam allahım bismillahirahmanirrahim, allahım sen büyüksün…!!ay sen günahlarımı affeeettt!!!ver şu kağıtlarınıııı banaaaaaa, biraz okusam mı, keşkeee ezberleseyydiiiiiimmmm, vermeee okuyamam, kafamı çeviremiyorum vermeee vazgeçtim!!.-

–Elif’ten cevap, ayyy bizimkiii bozuuuuuk demek kiii.

Kızım sen bilmiyo musun lan bunun boyle olmayacagınıı,

— Ay nebilim ben bu tiplere ilk defa bindiiiim!!!!

 

Sağ gözüm seğirmeye başlamıştı….O sırada telesiyej durdu ve biz sallanmaya başladık, Elektrik kesilmişti. Kalbim sanki kussam ağzımdan çıkacakmışcasına kontrolden çıkmıştı. Yüksekten korkuyordum ama buradan daha çok korkuyordum. Telesiyejde sallanıyordum sonuçta…Tutunacak bir şey de yoktu.

 

Elif tüm tecrübesiyle bizi kurtarır diye düşünürken, Başrol oyuncumuz, cebindeki duaları çıkarıp, sesli sesli okumaya başlayınca, birazdan bu yükseklikten düşerek öleceğimi düşünmeye başladım. Kendime kızıyordum, suç benimdi! madem kaymayı bilmiyosunn ne işinnn vaaar tepede. O panikle yukarıda bir demir olduğunu farkettim ve Elifinde yardımıyla indirdik…Birinci bölümü başarıyla atlatmıştık. En azından yolun yarısına kadar o kadar yükseklikte sallana sallana gidip daha sonra aklım başıma gelmişti.

Elif  sesli sesli dua okuduğu an bir şeylerin ters gittiğini anladım.

 

– Kızım sen kayakta mı bilmiyosun lan bana doğruyu söyle!!!!!

– Ya yok saçmalama biliyorum, bilmez olur muyum, paniklettin beniiii…Hemen bok atmaca..anında…

Sustum, sonuçta daha fazla konuşmanın bir anlamı yoktu, yola çıkmıştık bir kere..

Sisli bir hava vardı, nereye gittiğimizi göremiyordum. Bir anda karşıda bir kule göründü. Esas konuya o zaman geçtik, Elif nasıl inicem ben şimdi????

-Sen merak etme, ben inicem biraz tutucam bu aleti sen de rahatça inebileceksin tamam mı?.

 

Bu sakinliği beni rahatlatmıştı. Canım benim ne kadar güzel koruyordu beni.

Biraz daha yaklaştık artık kuleden bir adam çıktı, bize yardım edecekti demek ki…

O anda Elif bir mutant misali değişime uğradı, sanki az önceki melaike o değildi içinden bir canavar çıkmıştı..

İMDAAAAAAAT!!!!YARDIMM EDİİİİİN!!! BU HİÇBİR ŞEYY BİLMİYOOOOO!!!KURTARIIIIN BİZİİİ!

 

Ne diyon kızım sen….şşş la ne diyon…Hani her sey guzel olacaktııııııııııı…..!!!!!Allaaaah seniii bilDİĞİİİ GİBİ YAPSIIIN ELİİİİİİİF!!! İMDAAAAT, OLDURUCEEEEM BU KIZIIII BEN IMDAAAAAATTTT!!!

Kulaklarımda bir uğultu, duyduklarıma inanamamak, panikleyemecek kadar şuursuzlaşmak böyle bir şeydi sanıyorum. Bu abuk 5 saniyeyi atlattıktan sonra kendime geldim. Yine iş başa düşmüştü. Sadece Elif’ bağırırsa belki duymayabilirlerdi, başım beladaydı, hemen başladım,

 

ÖLÜCEEEEEEEEEEEZZZZZZZ!!!!!!NOLUUUUUUR KURTARIIIIIIIIIN!!!!!iMDAAAAATTT

 

Kuleden 2 adam koşar adım çıktı, sakiiin olun kızlaaar sakiiiiin bir şey yok..

Adamın biri beni biri Elif’i kurtarmak için bekliyordu. Bizse adamlara Atıl-Kurt misali yapışarak kendimizi telesiyejden kurtarmaya çalışıyorduk. Bu boğuşma sahnesinin ardından birkaç dakika sakinleşmeye çalıştık.

 

– Yok dedim ben daha kayamam Elif..Benden uzak dur..

Yaa ne alakası var ben seni indiremeyeceğimi düşündüm ondan abartarak bağırdım, sen niye panik yapıyosun, bu arada kahkahadan konuşamıyor.

Ya sen benimle dalga mı geçiyorsun! Şizofren miyim ben ya! Allahım nerden geldim ben buraya!!!!!

Sakinleştikten sonra ilk dersimize geçtik. Başka çaremiz yoktu zaten,dağın tepesinden tek iniş yolu kaymaktı.. Uzun zamandır kayak yapmayan Elif, beni bırakarak kaymaya başladı. Sanırım kaymayı özlemiş. Ben arkadan bakakaldım. Dağın tepesine çıkmışım, kar sapanının ne olduğunu bile bilmiyorum, gidiyor bizimki. Meğer bu bir öğretme tekniğiymiş. Elif’in tekniği. Aşağı inmiş, hadi şimdi sen gel dedi bana. Yaw arkadaş! nereye gelim nasıl gelim, ayakta duramıyorum. Yine iş başa düştü, hayatta kalmak için öğrenmekten başka çaremiz yoktu. Dağın tepesindeydim sonuçta. Saldım kendimi aşağı. Ancak eğimden midir, benim beceriksizliğimden midir, acaip hızlı gidiyordum. Durmak için tek bir çarem vardı, -Telesiyej direğine çarparak, düşmek suretiyle, durmak.

 

Benden sonraki sene, telesiyej direklerini sünger ve plastik bir korumayla sardılar.

 

O kadar başarılı bir teknik oldu bu. Bakanlık müdahale etti duruma.

 

Her düşüşümde 15 dakika gülme molası verdik. Ama indim aşağıya, hatta daha sonra Kartalkaya’ya gittik, orası daha dik, ama öğretmenim Elif tabii, her türlü zor şarta alışığım. Yaparım nasılsa di mi. Acaip dik bir pistvardı oraya çıkıcaz dedik, bir anda acaip dikleştiğini gördük  ki kanımca 90 derece idi..ve yarı yolda buradan ayrılmaya karar verdik!!!!!!!!!! Sizce ne kadar doğru bir karar olabilirdi bu??? Yolun yarısından piste çıkmaya çalışan 2 süperzeka…Ben pistle lifti ayıran bir tümseğin üzerinde takıldım kaldım. Elif ise dur dur sakın kıpırdama diye çığlığı bastı. Sanırım ters bir hareket yapıyorum, bunun bir bildiği vardır diye dengede durmaya çalışıyordum. Bir anda fotoğraf makinasını çıkarıp, gülümseeeee diye bağırıp,  beni çekti ve kaçtı!!!!!!!” Aradım taradım ama bulamadım o fotoğrafı:(

 

Kayak maceralarım bu olaydan sonra bitti ve tövbe ettim. Ben bir daha asla kaymam arkadaş!!!!!

ilgaz-da-kar-kalinligi-140-santimetreye-ulast-3264967_o

 

Burada gördüğünüz resmi internetten tesadüfen buldum. Maalesef Ilgaz’dan çok fazla fotoğraf yok elimde. Ama yukarıda şekil 1-a da gördüğünüz üzre, bahsettiğim telesiyej direklerinin etrafına sarılan korumaları görebilirsiniz. Ama dikkatinizi başka bir yere çekmek istiyorum, en önce oturan iki tipe bakın. Koruma demirini indirmemişler. Bayanın tedirginlik belirgin. Arkadaki arkadaşlara bakarsanız, demirin indiğini görebilirsiniz. Teşekkürler. İyi eğlenceler efendim.

4 Comments

  1. Beril Barutlu |

    bende annemle yaşadım o demir kapatma kabusunu . bilirsin abimin ekibi. adamlar sucuk yemeğe gittiler beni bırakıp ki büyük hata. kaç yaşındayım hatırlamıyorum ama küçüktüm bayag tutturdum sucuk diye burnumuzdan geldi :))). adamlara yaklaşırken aneem çocugu alın çocugu tutun diye bağırıyordu :)) alahtan dönüşte adamlar indirdi de demiri manzaraya bir gıdım da olsun bakabildik. oyüzden ilk binişte en iyisi adamlara acemi olduğunu söyleyip demiri indirmelerini sağlamak yoksa yukardayken hayatta o hamleyi yapmaya cesaret edemiyor insan düşerim diye. :))

  2. FUNDA BARAN |

    koptum gerçekten bayılıorum senin hikayelerine bu hikayelerde Elif ‘de varsa demeyin keyfime her anlattıgın olayı resmen birebir gözümde canlandırdım elifin replikleri falan o kadar güldüm ki sabah sabah anlatamam ya ..Çok tatlısınız iyi ki tanımısım seni ve Elifi…Eşleriniz gerçekten çok şanslı o kadar hayat dolusunuz ki sizinle geçirilen her zmn muhteşem ..

Bir Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: