Ev Hanımcılığı Oynamak!’^+%&/(

Tüm becerikli arkadaşlarıma yıllarca imrendim. Hepsi, yıllardır poğaçasından tutun kuru fasülyesine veya dolmasına kadar herşeyi yapıyorlardı. Bense ilgimi çekmediği gibi, Çin mutfağı dahil tüm Dünya yemeklerine hakim olan annemin yemeklerini sadece tatma ve yeme bölümlerinde geliştirdim kendimi. Zaten, zat-ı şahaneleri ayağının altında kimseyi istemediğini açıkça belirttiği için (bağırmak suretiyle), ne işim olur mutfakla diip, sofra hazırlama, ve toplama kısmının ilk 5 dakikasında kendimi gösterip daha sonra sıvışarak, yatış pozisyonuna geçmede uzmanlaştım.

 

Tabii bu rahatlığı 30 sene yaşadıktan sonra, evlilik müessesesinde zorlanıyor olmam sanıyorum şaşırtıcı değil. Evlenme teklifini aldıktan 1 gün sonra, Fıro’yu karşıma alıp, açık açık konuşmuştum. Bak, ben ütü bilmem, yemek yapmayı da bilmem buna rağmen hala evlenmek istiyor musun? Ah, aşkım he he he diye gülüp, “Çok tatlısın” demişti.. Bense ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum taa ki dün yaptığımız konuşmaya kadar.

 

–          Nerdesin aşkım ne yicez akşama.!

–          İşteyim az sonra çıkıcam, pizza yesek olur mu?

–          Hmm..yani daha dün yediğimiz şeyi soruyorsun sanırım..

 

O an cicim aylarının an itibariyle bittiği gerçeği bir tokat misali suratıma çarpmak suretiyle kendime getirmişti beni. Sen misin bunu bana diyen!. İşten çıkmışım, zaten yaklaşık 1 saat yol gidiyorum, bu arada bir yandan, arabanın bozulan teybinin TRT türkü de takılmış olması ve ben araba kullanırken, ellerimi hala direksiyondan kaldıramıyor olmamla birleşen şanssızlık silsilesi ile beraber aklıma dahiyane bir fikir geldi! Balık yaparsam acayip puan toplardım!!

 

Gittim, evin karşısında bir balıkçı buldum. Beceriksizim ama gururluyum, hayatımda ilk kez bir balıkçıya gidiyordum ve balıkların isimlerini bile bilmiyordum. Şimdi bu bilgisizliğimi anlarlarsa beni kazıklarlar korkusuyla, sessiz ve derinden, önümde balık seçmeye çalışan bir karı kocayı dinlemeye başladım. Kadın gayet cilveli bir şekilde;

 

–          Aşkım, hamsiler güzel ama kızartınca ev çok kokuyor valla dayanamıyorum, fırında bişiler yapalım, levrek alalım 2 tane yeriz işte hem kolay oluyo…

 

İşte hayat, işte şanssss ve işte benim gelecekteki deneyimli halim tam karşımda duruyordu. Tutup kadını alnından öpmek istedim!! Tembel kadının pratik çözümleri!!! Kan kardeşim ol bacım sen benim!! Çaaak!!!! Kalbim çarpmaya başladı, heyecanlıydım, ne alacağımı biliyordum artık, net ve kararlı bir ses tonu ile 2 tane levrek lütfeeen diyecektim. Herkes benim bir balık uzmanı olduğumu sanacaktı.

 

Önümdekiler daha konuşurlarken, balıkçı amca yanıma geldi, ne verim ablacım dedi,

 

Not: ben amca diyorum o abla diyor herkeste bir yaş kompleksi bir hitap karmaşası, kim kime ne diyecek şaşırdım, 30 yaşıma da geldim ya, bayanlara artık teyze diyemez oldum, hadi ordan ben nerden senin teyzen oluyorum diyorlar, isimleriyle hitap etsem, gitti yurtdışlarına emerikalı oldu geldi saygısız diyorlar, babamın arkadaşlarına yıllardır amca diyorken artık bana para teklif ediyolar “abi” diyeyim diye. Bu iyi ama teyzelerden aynı bonkörlüğü göremiyorum ama bir kültür şoku ve bir antisosyal olmak istiyorumcasına kaçma isteği mevcut durumda. Paragraf başı.

 

Ve ben:

 

–          2 tane levrek rica edeceğim amca.

 

Sakin, kararlı, bilgili, kültürlü bir aşçıydım ne de olsa. Hem annem çok iyi bir aşçıdır zaten. Ben de aynı genleri taşiyor olabilirdim. Tanrım, entel kocanın entel eşi bile olabilirdim belki de!! Taa ki “Nasıl yapacaksın?” demesiyle bir şaşırdım…kadın ne demişti, hamsi kızarıyo evi kokutuyo, fırın dedi, hah tamam “Fırındaaa yapcam amcaa…!” “Tamam” dedi.. O sırada aklımda çocukluğumda annemin balık temizlediği ve bunu yaparken babama saydırdığı bir an düştü aklıma… An, anı, fotoğrafik hafıza.. Gereksiz bilgi deposu…Ne derseniz diyin, elimde olan bir şey değil – flashback lerle yaşıyorum. J Sanırım ben bir mutantım. Neyse, olay şöyle:

 

Adana’dayız, annem babama saydırıyo: madem balık alıyosun temizletsene ya, ben bunla mı uğraşıcam vıdı vıdı vıdı vıdı..:) Ulen dedim balıkların temizlenmesi gerekiyor demek ki annem bu kadar bağırındığına göre acaba bunlar temizlenmeli mi ki? belki de temiz satılıyordur tabii, aman dedim Mizot kazıklanırsın sen yine.. sor bari….

 

–     Amcacığım ben bu balığı evet fırında yapıcam ama bu balığın temizlenmesine gerek var mı acaba? ( ses tonu az önceki kararlılıktan çıkıp, daha alçak, daha bir karaktersiz, daha bi nereden çıktığı belli olmayan, dudakların hareketinin azaldığı bir hal aldı, gözler balıkta..)

 

Amca o an notunu verdi,

 

–          Ablacım temizlenmeden olur mu, napacan böyle mi yicen?

 

Aşağı yerlere doğru bakıyordu beni görebilmek için tabi, ben yerin diplerindeyim o sırada:

 

–           Temem amca, sen o zaman temizle de ben biraz yeşillik alayım.

 

Bari, yeşillikle olayı kurtarayım değil mi?. En azından onu biliyorum!!Salata yapabiliriiim!!!

 

Eve gittim, bu sırada anne mutant arandı: (onun genlerini taşıyorum nasıl olsa)

 

–     Anne levrek yapıcam, nasıl oluyo bu şeyi napıcam ben?

 

Evet, şimdi yeni evlenmiş, mutfaktan bir haber arkadaşlara selam ederek, beceriksiz yaftasından kurtulacağınız yegane tarifi veriyorum!!! Kızlar bu balık hayvanını alın sudan geçirin, tepsiye yağlı fırın kağıdını koyun. Balıkçı amcanız, balığınızı temizlemek için yarıyor ya, onun içine defne yapraklarını koyun accık limon sıkın, tuzlayın, karabiber şu bu… Annem soğan da koy demişti ama onu o aceleyle unuttum… 180 derecede ısınmış fırına sallayın gitsin.. Ben yanına tatlı patates ve havuç haşladım koydum, tabii salatasız olmaz, bi de kalamar kızarttım hani şimdi ekstraya çıkalım biraz, en superfreshindenJ  Kalamarın yanına acaYip kolay ve bir o kadar iğrenç yaptığım kalamar sosunu anlatmak istemiyorum, zaten yemedik, fotoğrafta gördüğünüz gibi. Galeta unum yoktu onun yerine ekmek içi kullandım, ı-ıh olmadı 😉 Güzel yaptığımda anlatırım;)

 

Vallahi çok güzel oldu, bi de küçük rakı, al sana işte o andan sonra benden beceriklisi yok, alkış alkış alkış, 20 dakikada hazırız, tebrikler.!:)

 

Övgüler havada uçuşunca ben de kendimi bir şey sandım ama bugun ekmek arası peynir yese de sesini çıkarmadı… Eyyyh be balık, sen nelere kadirsin… Ya da rakı bilemiyorum hangisi?

2 Comments

  1. Anacım sen aileden balıkçısın… Bi hatıra da benden. Balıkçı deden gidermiş balıkları avlarmış zavallı ananem onları temizler temizler komşulara dağıtırmış. E be dede bari temizletmeden dağıt di mi?

  2. canım yaaa süpersıın :) yazılarını okurken yanımda gibisin :) seni hem keyifle okuyorum hemdee gülümseyerek :)

Bir Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: