Posts made in Ağustos, 2019

15 Kasım 2016-

Siteyi uzun zamandır açamıyordum. Bugün açıldı. Bir yazı kalmış taslak halinde, yazık kendime üzüldüm okurken:) Sonra da düşündüm, geçmişe mektup yollasam, geçiyor desem. Anlar mıydım?

https://3.bp.blogspot.com/-GZGpr9zR1Ng/WUW309OrlXI/AAAAAAAAEtc/IgcpWalQxywewyMlEs2XoHDvgkLICZozQCLcBGAs/s1600/zaman%2Bak%25C4%25B1yor.jpg

15 Kasım 2016, Saat 20:16

“İçimi dökmem lazım yoksa çıldıracağım.

Deniz daha 2 aylıkken Kaş’a geldiğimizde ilk işimiz onu anneme satıp hemen dalışa kaçmak olmuştu. Sonrasında da bir yemek yiyip hemen dönecektik. Lükse bakar mısınız? Yan masada bir aile vardı, çocuk 2 yaşında kadardı. Baba ortada yoktu ve sadece anne, dede, anneanne ortamdaydı. Anne acaip sinirliydi, çocuğa devamlı bağırıyordu. Sinirlenip gidiyor ve hemen anneanne devreye giriyordu. Ben acaip şaşırmıştım; “küçücük çocuğa nasıl böyle bağırır ya, ne biçim bir anne bu? ” demiştim. Kocası da yanında yoktu zaten böyle sinirli gudubet kadını boşamıştır adam, uğraşılmaz bununla cık cık cık demiştim.

2 yıl sonra aynı yerdeyim. Benim Deniz baya dalgalı. Küçük kafasında ne fırtınalar var bilemiyorum ama benim kıyılara tsunami olarak vuruyor her bağırtısı. Sinirlerim gergin, uykusuzum, gece ağladığı gibi gözünü açar açmaz da bağırmaya devam ediyor. Bıkkınlık bir tarafta, cinnet diğer tarafta. Kocam yok yanımda da inanır mısın? Evet, kesin aynı şeyleri söylüyorlar bana da. Allah’ın sopası yok ya, kocası da boşamıştır bu deli karıyı, çocuk naapsın diyorlardır. Demiyor da olabilirler ama diyorlarsa ya da demeye yelteniyorlarsa diye kavga çıkarasım var. Öyle bir ruh hali bu anladın mı?

Büyük konuşma diyorum kendime her seferinde, tükürdüğünü yalayacaksın sonra diyorum ama anlatamıyorum. Elalemin bebesine karışma, elin anasına karışma! Eleştirme, akıl verme! Ne olur heee de geç bir seferde. Çocuğa tablet mi açtın? Bağırdın mı? Yüzmedi mi? Denize çıplak sokulmaz ayıp! Çıkar bezini artık büyümüş…. sus sus sus be insan evladı sus artık!

Karışma!

CANIM ZATEN BURNUMDA! Sümkürsem çıkacak gibi yani o derece iğrenç bir ruh halindeyim, bir de sen beni daraltma!

2 yaş sendromu diyorlar, sanki ben 2 yaşında değildim zamanında. Ne kadar zor olabilir diyorlar bazen ya gel de saç baş yolma. 2 çocuk büyüttüm ben diyor, kimi 3’e döndürmüş ibreyi😂 O yaptı, sen niye deliriyorsun diyor öteki. Diyor da bana sormuyor? Sana kolay olan bana zor belki, anlamıyor. Allah sağlık versin de bağırsın evet çok şükür ben de farkındayım ama bunları anlatmak bana yardımcı olmuyor.

Yanındayken anne gel diye bağırıyor, dibindeyim hala bağırıyor. “Nereye gelebilirim oğlum, üstüne mi basayım ne ne neee istiyosuuun!!” diyorum, daha çok bağırıyor.

Yukarıda gördüğünüz yazıyı Haziran 2016’da yazmışım. Beş ay geçmiş üstünden, inanır mısın hala değişmedik biz. Yayımlamaya utanmıştım o zaman, bak ne kadar çok zaman geçmiş. Kaç dalgalı günü tsunamiyle bitirip, nefes almaya çalıştım aslında o günlerde. Bugünü görebildiysem demek ki bir şekilde atlatıyoruz.

Zaman geçiyor, eski fotoğraflara baka baka geçiyor. Tüm krizler unutuluyor; ateşi çıkıyor, karalar bağlanıyor. Cidden kötü her şey unutuluyor. Yediğiminin hafızası, resmen her günümle dalga geçiyor.

Geçiyor bitiyor, gülümsemeyle uyandığında ohh diyorum. Ulan 2. yapsak mı beeaah dediğim an başlıyor herif ıkına ıkına anne gel! diye bağırmaya. Henüz hissettiklerini kafama bir şeyler fırlatarak anlattığından pek algılayamıyorum ne istediğini. Genel anlamda “sinirlendi yine hemen kaç!” olarak algılıyor beynim bu hareketi. İletişim çoh önemli çocoom, ne istediğini söyleee diye kavgaya tutuştuğumuz bir anda resimli kartlarından birini koşa koşa getirdi bana. Pasta resmi var üstünde.

Bir gün önce pasta yapmıştık ama yemek istememişti. Onu istediğini anlatıyor. Al işte kalbinin ortasından vurmak böyle bir şey.”

Kasım 2016′

Evet, zaman geçti..resimlere baka baka geçti.

Mizyal.

Read More